Hastalıkların Zihinsel Nedenleri

kadingozu trainyourbrain 300x225 Hastalıkların Zihinsel NedenleriHer hastalığın altında yatan zihinsel bir neden olduğunu duyduğumda bu kadar da olabilir mi demiştim hemen.. Bu kadar güçlü mü gerçekten zihnimiz? Sonra bu konu üzerine birkaç kitap okudum ve gerçekten çok şaşırdım. Çünkü bahsedilen hastalıklar ve zihinsel nedenleri ile ilgili o kadar çok örnek varmış ki meğer etrafımda.. Lafı uzatmayayım. Bu yazımda özellikle bu konunun uzmanı olan Louise L. Hay’in kitaplarından faydalanacağım. Belki ilerleyen günlerde diğer kitaplardan da alıntılar yapacağım başka yazılar da yazabilirim. Çünkü bu konuyu çok önemsiyorum.

Öncelikle size biraz Louise L.Hay’in hikayesinden bahsedeyim çok çok kısaca. Detayını kendisinin Düşünce Gücüyle Tedavi isimli kitabının 192-205 sayfaları arasında bulabilirsiniz. Birgün bir kitapçıya yolunuz düştüğünde bu kitapları satın almasanız bile bu sayfaları mutlaka okumanızı öneririm! kadingozu icon wink Hastalıkların Zihinsel Nedenleri

Louise Hay, daha 18 aylıkken anne-baba boşanınca evlatlık veriliyor, fakat 3 hafta boyunca hiç durmadan ağlayınca annesine geri veriliyor. Annesi başlarını sokacak bir yer olsun diye bir adamla evleniyor ve böylece üvey babası oluyor. Üvey baba şiddetin en iyi terbiye sistemi olduğuna inanan katı bir Alman. Üvey baba ile yaşanılanlar yetmiyormuş gibi daha 5 yaşındayken alkolik bir komşunun tecavüzüne uğruyor ki hafızasından ne o anı ne sonrasındaki doktor muayenesi vb süreçler siliniyor. Tecavüz sonrasında da üvey babasından sürekli “bu senin hatan, suç sende” şeklinde suçlanıyor daha 5 yaşında küçücük bir kız… Çocukluğu ve gençliği boyunca bir hiç olduğunu, değersiz olduğunu düşünüyor. Sevgi ve şefkate aç büyüyor, yetişiyor. Lafı çok uzatmayayım, sonrasında da zihinsel bir takım düşüncelerle hep kötü erkekleri hayatına çekiyor, 16 yaşında hamile kalıyor, bir aileye evlatlık veriyor vs vs.. Louise Hay’in hikayesi öyle bir hikaye ki baştan sona okunmalı. Fakat bizim için buraya kadarı bile yeter. Neden mi? Çünkü şöyle diyor Louise hikayesinde: “.. Ve bir gün dünya başıma yıkıldı. Kanser teşhisi konmuştu. Beş yaşında tecavüze uğramış ve dayak yiyerek büyümüştüm, bu geçmişimle vajinamda kanser yaratmamdan daha doğal ne olabilirdi?” ve bunun üzerine herkese öğrettiği hatta üzerine kitap yazdığı (heal your body) şeyi kendi üzerine uygulamaya karar veriyor. Çünkü diyor ki ben bu hastalığın zihinsel nedenini tedavi etmediğim müddetçe ameliyat olsam bile vücut yeniden üretecek ve kesip biçeçecek bir Loise Hay kalmayana dek sürekli ameliyat masasında olacağım. Ve diyor ki “Kanser ya da herhangi bir hastalık, ameliyattan sonra yeniden oluşuyorsa, bu doktorların başarısız ameliyat yapmış olmasından kaynaklanmaz. Neden, hastanın düşüncelerinde bir değişiklik yapmamasındandır. Kişi hastalığını yeniden yaratır. Ama aynı yerde, ama vücudun başka bir yerinde!” Bunun üzerine alternatif yöntemleri deniyor. Düşünce davranış kalıplarını değiştirmekten ve ayna karşısında sürekli doğru düşünce kalıbını tekrar etmekten tutun, ayak refleksolojisine kadar… Ve ekliyor: “Ameliyat olmadım. Zihinsel, fiziksel ve duygusal arınmanın sonucu, 6 ay sonra yeniden doktora gittim. Doktorlar zaten bildiğim bir şeyi doğruladılar. Bedenimde tek bir kanser hücresi bile yoktu!”

Şimdi merak ettiğiniz zihinsel nedenlerine gelelim hastalıkların. Tüm kitaptaki hastalıkları burada yazmam ne yazık ki mümkün değil. O nedenle ne yazık ki seçmece yapacağım. Fakat tüm hastalıkların zihinsel nedenlerini ve onun yerine yerleştirilmesi gereken düşünce kalıplarını öğrenmek için Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri isimli kitabını gerçekten tavsiye ederim. Çevrenizde duyduğunuz hastalıklarda sık sık başvuracağınız bir kitap. Ben epey bir hastalığı test ettim açıkcası… Hiç de yanlış sayılmaz!

Hastalıklar, olası nedenleri ve yerleştirilmesi gereken düşünce modellerini bu sırayla aşağıda bulacaksınız.

Ağrılı Adet Görme:

  • Kendine kızma, kendi bedeninden ya da kadınlıktan nefret etme.
  • Bedenimi seviyorum. Kendimi seviyorum. Tüm devrelerimi seviyorum. Herşey yolunda!

 

Akciğer

  • Hayatı içine alma kapasitesini temsil eder.
  • Hayatı kusursuz bir dengeyle içime alıyorum.

 

Alzheimer (Bunama)

  • Dünyayı olduğu gibi kabul etmeyi, onunla ilişki kurmayı reddetme. Umutsuzluk ve çaresizlik (acizlik). Öfke. Çocukluğun sözde güvenliğine geri dönüş. Bakım ve ilgi talep etme. Çevresindeki kişileri bir yönetme biçimi. Hayatın yükünden kaçış.
  • Hayatı deneyimleyebileceğim yeni ve daha iyi bir yol daima vardır. Geçmişi bağışlıyor ve geride bırakıyorum. Sevinç ve hazza doğru ilerliyorum.

 

Astım

  • Boğucu sevgi. Kendi bireyliğini, bağımsızlığını hissedememe. Kendini bastırılmış, boğulmuş hissetme. Bastırılmış ağlama. Kendini değersiz hissetme.
  • Artık kendi hayatımın sorumluluğunu üstlenebilirim. Özgür olmayı seçiyorum. Değerliyim.

 

Ayak/bacak rahatsızlıkları

  • Gelecekten ve hayatta ilerleyememekten korkma.
  • Hayatta neşeyle ve kolaylıkla ilerliyorum.

 

Bağırsak rahatsızlıkları (kabızlık)

  • Eskiyi, artık ihtiyaç duyulmayanı bırakmaktan korkma.
  • Eskiyi rahatça ve kolayca bırakıyorum ve yeniyi sevinçle karşılıyorum.

 

Beyin uru

  • Bilgisayara yüklenmiş yanlış inançlar. İnatçılık. Eski düşünce kalıplarını değiştirmeyi reddetme.
  • Zihin bilgisayarımı yeniden programlamak benim için kolay. Hayatın tümü değişimdir ve zihnim daima kendini yeniler.

 

Böbrek taşları

  • Halledilmememiş, çözülmemiş öfke yumruları.
  • Tüm geçmiş sorunları kolaylıkla çözüyor ve ortadan kaldırıyorum.

Cüzam

  • Hayatla hiçbir biçimde başa çıkamama. Yeterince iyi ya da temiz olmadığına dair köklü bir inanç.
  • Tüm sınırlamaların üstüne çıkıyorum. Bana Tanrısal bir biçimde yol gösteriliyor. Sevgi tüm hayatı iyileştirir.

 

İdrar yolu enfeksiyonu

  • Kızgınlık. Genellikle karşı cinsten birine ya da bir sevgiliye içerleme. Başkalarını suçlama.
  • Bu düşünce kalıbını bilincimden çıkarıp atıyorum. Değişmee hazırım. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

 

Kalp krizi

  • Para ya da mevkii uğruna kalbindeki tüm neşe ve sevinci yok etme.
  • Neşe ve sevinci kalp merkezime geri getiriyorum. Herkese sevgi gösteriyorum.

 

Kansızlık (anemi)

  • “Evet ama” tutumu. Sevinçten yoksunluk. Hayattan korkma. Kendini yeterince iyi bulmama.
  • Hayatın her alanında sevinç duyuyorum. Güvendeyim. Hayatı seviyorum.

 

Kanser

  • Derin bir biçimde incinme, yaralanma. Uzun zamandır süren kızgınlık. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren derin bir sır ya da üzüntü. Nefretleri taşıma.
  • Tüm geçmişi sevgiyle bağışlıyor ve serbest bırakıyorum. Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

 

Kusma

  • Fikirleri şiddetle reddetme. Yeni’den korkma.
  • Hayatı güven içinde ve neşeyle sindiriyorum. Bana yalnızca hayırlı şeyler gelir, ben de yalnızca hayırlı şeyler yaparım.

 

Migren

  • Kusursuz olma isteğiyle kendi üzerinde aşırı baskı yaratma. Epey bastırılmış öfke. Hayatın akışına direnme. Cinsel korkular.
  • Kendimi hayatın akışına bırakıyorum ve hayatın tüm ihtiyaçlarımı kolayca ve rahatça sağlamasına izin veriyorum. Hayat benim için var.

 

Sırt rahatsızlıkları

  • Desteklenmediğimizi hissetmemiz (sanmamız). Bu yalnızca işimiz, ailemiz, eşimiz vb. tarafından desteklendiğimiz yanlış sanısından kaynaklanır. Bizzat Hayat’ın, Evren’in bizi desteklediğini unuturuz.
  • Hayatın beni her zaman desteklediğini biliyorum.

 

Şeker hastalığı

  • “Keşke öyle olsaydı” düşüncesinden kaynaklanan özlem. Yönetmek için büyük bir ihtiyaç duyma. Derin keder. “Geriye Hiçbir hoşluk, tatlılık kalmadı” duygusu.
  • Bu an sevinçle dolu. Şimdi bu günün hoşluğunu tatlılığını hissetmeyi seçiyorum.

 

O kadar çok rahatsızlık ve detay var ki ne yazık ki hepsini yazabilmem mümkün değil. Umarım bu örnekler size bazı ipuçları vermiştir. Aklınıza kendiniz veya çevrenizdeki insanlar gelmiştir belki de… “Ne alakası var ben böyle değilim” diye direnç göstermeyip bir an “Acaba? Olabilir mi?” diye düşündüğünüzde “olabileceğini” göreceksiniz.

Bazı hastalıkları da bizzat hasta olacağınıza dair düşünce kalıpları yaratıyor. Örneğin “ben her kış 3 kez nezle olurum” diyorsanız nezle olmamanıza imkan yok! Eski bir şirketimden arkadaşımın bu şirket beni kanser edecek diye yakınışlarına defalarca şahit olmuştum. Ne yazık ki kendisini kanserden kaybettik o sene…

Büyüklerimiz boşa dememişler “bir şeyi 40 kere söylersen olur”.

E o halde yine aynı mantıkla neden düşünce kalıplarımızı değiştirmiyor ve olması gereken düşünce kalıplarını 40 kere söylemiyoruz?!!

Hayatın sonsuzluğunda bulunduğum noktada herşey bütün ve tam.

İhtiyacım olan herşeyi Evren bana sunar.

Geçmişe artık sevgiyle bakıyorum ve yaşadıklarımdan öğrenmeyi seçiyorum.

Yanlış, doğru, iyi, kötü yok.

Geçmiş yaşandı ve bitti.

Daima güvendeyim. Tanrısal olarak korunuyor ve yönlendiriliyorum.

Başkalarının başarılarından sevinç duyuyorum, hepimiz için her şeyin bol miktarda olduğunu biliyorum.

Hayatımın her anı yeni, taze ve canlı.

Bugün yeni bir gün ve ben yeni bir ben’im.

Yeni tohumlar ekmek zevkli ve neşe verici. Bu tohumların yeni deneyimlerim olacağını biliyorum.

Dünyamda herşey iyi ve güzel.

Şifalı günler!

Sevgiyle kalın…

kadingozu PinExt Hastalıkların Zihinsel Nedenleri

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kadingozu.com/hastaliklarin-zihinsel-nedenleri

Bir Cevap Yazın